
Mide, ince ve kalın bağırsaklar gaz içerikleri nedeniyle çoğunlukla ultrasonla incelemeye uygun değildirler (daha önce de belirttiğim gibi gaz ultrason iletimini bozar). Örneğin ‘gastrit’, ‘ülser ‘gibi midenin iç tabakasını etkileyen hastalıkların tanısını karın ultrasonu ile koymak mümkün olmaz. Benzer şekilde bağırsakların iç yüzeyindeki yaraları ve iltihapları karın ultrasonu ile göremeyiz. Bu bölgelerin çok büyük tümörleri, yaygın iltihap durumları ise ultrason ile saptanabilir.
Kalın bağrsağın küçük bir uzantısı olan appendiksin
Karaciğer normal şartlarda karnımızın içindeki en büyük organdır ve ultrasonla kolaylıkla incelenebilir. Siroz gibi karaciğerin tümünü etkileyen hastalıklar, iyi ya da kötü huylu tümörler, çok yaygın görülen karaciğer yağlanması ve karaciğerin damarlarından kaynaklanan problemler ultrasonografi ile tanınabilir. Son yıllarda geliştirilen ‘elastografi (fibroscan)’, ‘atenuasyon’ görüntüleme gibi teknolojilerle karaciğerde sertleşme olup olmadığı (siroz var mı?) ve yağlanma derecesi, tedavi sonrası yağlanmanın gerileyip gerilmediği kolaylıkla değerlendirilebilmektedir.
Safra kesesi ve safra kanalları da ultrasonla incelemeye çok müsaittir. Safra kesesi taşı ve iltihabı, safra kanallarındaki tıkanıklık, taş ve tümörlerin tanısı konulabilir.
Böbreklerdeki taş, böbrek tümörleri, idrar kanallarındaki tıkanma ve buna bağlı genişlemeler, idrar torbası problemleri de ultrasonun kolaylıkla tanı koyabildiği durumlardır.
Dalak patolojileri nadir görülür. Daha çok çeşitli hastalıklardaki dalak büyümesi ultrasonla saptanır.
Pankreas barsakların ardında kaldığı için bazen ultrasonla görülemeyebilir. Görülebildiği zamanlarda; pankreasın şiddetli iltihapları ve tümörleri ultrasonla tanınabilir. Hafif şiddetli pankreas iltihapları ultrasonla anlaşılamayabilir.
Erkeklerde prostat bezi idrar torbasının hafifçe alt kısmında yer alır. Prostat hem karından hem de makat yoluyla (transrektal ultrason) incelenebilir. Prostat büyümesi ve idrar torbasına yaptığı baskı rahatlıkla tanınabilir. Prostat büyümesi nedeninin iyi ya da kötü huylu mu olduğu ultrasonla anlaşılamayabilir. Ancak bu durumda da gerekirse transrektal ultrason klavuzluğunda ve gerekirse manyetik rezonans görüntüleri eşliğinde (MR füzyon biyopsi) şüpheli alanlardan biyopsi yapılarak neden ortaya konabilir. Transrektal prostat biyopsisi lokal anestezi ya da sedasyon ile yapılabilen, hasta için konforlu ve kesin tanı konusunda altın standart olan bir yöntemdir.
Rahim ve yumurtalıklar karından ya da vajina yoluyla alttan (transvajinal ultrason) incelenebilir. Doğurganlık çağındaki kadınlarda; eğer hastanın uygulamaya bir engeli yoksa transvajinal inceleme tercih edilir. Rahimdeki iyi (myom) ve kötü huylu urlar, rahim duvarı kalınlaşması (endometrium kalınlığı), yumurtalık kist ve tümörleri ultrasonla kolaylıkla incelenebilir.
Daha Detaylı Bilgi İçin İletişim Sekmesine Bakınız.